DenizTemiz Dergisi 38. Sayı Önsöz

Deniz’in ve Mavi’nin Dostları;

“Çiçek ve balık adlarını bilmeyen hikaye yazamaz.”

Her yazıya başladığımda, edebiyat ustalarımızdan Sait Faik Abasıyanık’ın bu sözleri aklıma gelir. Doğanın coşkusuna tanık olmayan ve mavinin tonlarını bilmeyen hayatı anlayamaz, der bir anlamda Sait Faik. Onun tüm hikayelerinde denize ve balıklara saygı duruşu, kaleminde ise yosun kokusu vardır. Kuşaklar boyu denizciliği meslek edinmiş bir ailenin kızı olarak gözümü maviye açtım. Denizlere çok şey borçlu olduğumuzun bilinciyle, denizlerimizin hizmetinde olmayı da kutsal bir görev olarak görmekteyim.

Av mevsimi yasal olarak başlarken hep heyecanlanırım; çünkü denizlerimiz insanlığa en cömert şekliyle hediyelerini sunarken, misafiri olduğumuz bu dünyada denizlerin bize tanıdığı hoşgörü sınırını aşıyor muyuz acaba, diye düşünürüm. Verilere baktığımızda denize saygıda ne üzücüdür ki, kusur ediyoruz. 1970’ten bugüne, denizaltında yaşayan popülasyon yüzde 49 azaldı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine göre; Karadeniz’de 50 yıl önce sayısı 52 olan balık çeşidinden 26’sının nesli tükendi. Marmara Denizi’nde 70’li yıllarda görülen, ekonomik değeri olan 124 balık türü artık yok! Denizlerimiz için uzun zamandır tehlike çanları çalıyor, bu gidişata dur demek hepimizin sorumluluğunda.

Biliyorsunuz, her zaman bıkmadan yineliyorum; aldığımız iki nefesten birini üreten denizlerimiz, insanlık için yaşamsal öneme sahip. Tıpkı 15 Temmuz’da sahip çıktığımız demokrasimiz gibi.

Çünkü nasıl ki yeryüzünde yaşamamız, temiz bir çevreye, temiz bir havaya ve temiz denizlere bağlı ise, sosyal bir varlık olarak yaşamamız  da ancak demokrasi ile mümkündür. 15 Temmuz bu kez kaybetmeden, ne kadar değerli bir varlığa sahip olduğumuzu gösterdi: Demokratik bir vatan toprağı...

15 Temmuz gecesi, çok fazla ders çıkarabileceğimiz bir geceydi. Türk insanının, vatanını korumak için neleri göze alabileceğinin bir göstergesiydi. O gece şehit olan 246 vatandaşımız ve yaralanan binlerce yurttaşımız, milyonlara hayat verdi. O karanlık gecede hayatını kaybederek ülkemizi tekrar aydınlığa çıkaran tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum.

Unutmamalıyız ki, hepimiz aynı gemideyiz, ülkemizi seviyorsak, elimizi taşın altına koymak zorundayız. Bugün, her zamankinden daha güçlü bir şekilde birlik olma zamanıdır.

Deniz varsa hayat var - ülkemiz varsa biz de varız!

Şadan KAPTANOĞLU
DenizTemiz Derneği/ TURMEPA
Yönetim Kurulu Başkanı