MAVİ GEZEGEN Mİ? PLASTİK GEZEGEN Mİ?

Plastikler 1950’lerden itibaren hayatımızın her alanında yer alır hale geldi. Hafif, ucuz ve dayanıklı olması nedeniyle ambalaj malzemesi olarak tercih edilen plastiklerin %40’ından fazlası sadece bir kez kullanılıp atılıyor. 2015 yılı verilerine göre, saniyeler içerisinde kullanım ömrü dolan plastiklerin yaklaşık yüzde 9’u geri dönüştürüldü, yüzde 12’si yakıldı ve yüzde 79’u çöp sahalarında veya çevrede birikti. Çevredeki plastikler ise, karadan nehirler vasıtasıyla akıntı, rüzgar ve yağışların etkisiyle denizlere ve okyanuslara taşınıyor. Böylece her yıl deniz ve okyanuslara 8 milyon tondan fazla plastik ulaşıyor. Bilimsel çalışmalar, plastiklerin deniz ortamında ortalama 450 yıl kalabileceğini ortaya koyuyor ve bu süre de plastik problemini daha ciddi boyutlara taşıyor. Hemen önlem alınmaz ve harekete geçilmezse 2050 yılında denizlerde ağırlıkça balıktan çok plastik olacağı öngörülüyor.

Plastik kirliliği biyoçeşitliliği etkiliyor. Her yıl 1 milyondan fazla deniz kuşu, 100 bin memeli ve deniz kaplumbağası deniz çöpleri sebebiyle ölüyor. Çünkü deniz ve okyanuslardaki çöplerin %73’ünden fazlasını plastikler oluşturuyor. Deniz ortamında plastikler daha küçük parçalara ayrılarak planktondan balinaya tüm besin zincirine girerek deniz ekosisteminin sağlığını tehdit ediyor. İhtiyacımız olan oksijeni üreten, tüm ekosistemin birincil üretimini yapan planktonların da mikroplastik yediği tespit edildi. Uluslararası araştırmalara göre yediklerimizde, içtiklerimizde ve hatta soluduğumuz havada dahi mikroplastikler bulundu. Plastikler, içerdikleri kimyasallar ile vücudumuzdaki hormonları blokluyor veya taklit ediyor. Plastiklerin yapısında bulunan BPA, ftalat ve PAH benzeri kimyasallar, ısı değişimleri sonucunda içecek ve gıdalara sızarak vücudumuza giriyor. Dünya Sağlık Örgütü araştırmacıları, plastikleri ve yapılarındaki kimyasalları endokrin sistem bozucu olarak tanımlıyorlar.

TURMEPA, tüm dünyanın gündeminde olan denizlerimiz ve okyanuslardaki plastik kirliliğine dikkat çekmek amacıyla 2018 yılında “Mavi Gezegen mi, Plastik Gezegen mi?” başlıklı seminerleri başlatmıştır. Bu seminer ile özel şirketler aracılığıyla aşağıdaki konularda toplumsal farkındalık seviyesinin artırılması hedeflenmektedir:

1. İnsan Tükettikçe Tükeniyor! - Aşırı tüketim ve çevre kirliliği.

2. Plastikler Vazgeçilmez Değil - Günlük hayatımızın her aşamasında bulunan plastikler ve zararları.

3. Okyanuslardaki Büyük Tehlike - Okyanus ve denizlerde tehlikeli boyutlara ulaşan plastik kirliliği.

4. Boğazımızdan Geçenler - Besin zinciri yoluyla insan ve sucul canlılara mikroplastiklerin yaşamsal etkisi.
TURMEPA, 2018 yılında Mavi Gezegen mi? Plastik Gezegen mi? semineri ile 20’yi aşkın kurumda (özel sektör, üniversiteler) 2000’i aşkın kişiye ulaşmıştır.

5. Dikkat Denizde Yaşam Var - Yaşam alanı denizler olan canlıların üzerindeki plastik kirliliği tehdidi.

6. Denizlerimizde Sizin de Tuzunuz Olsun - Plastik kullanımını sınırlayarak ve plastikleri geri dönüşüme göndererek ilk adımı atalım.

EKOLOJİK AYAK İZİMİZ

Günümüzde aşırı nüfus artışı ve tüketim, sanayileşme ile birlikte doğal kaynaklar üzerinde ciddi bir baskı yaratmaktadır. İnsanların günlük hayatında farkında olmadan yaptığı tercihler de doğadaki dengenin bozulması ve hızla artan çevre sorunları üzerinde çok etkili olabilmektedir. Bu sebeple insanların, yaşam tarzlarını ve tüketim alışkanlıklarını yeniden gözden geçirerek doğanın üzerindeki baskıyı azaltabilmesi mümkündür. Bu bağlamda ekolojik ayak izi, bireylerin ekosisteme yaptığı baskının boyutunu gösteren ve bireylere bilinçli tüketim alışkanlıkları kazandıran etkili bir hesaplama aracıdır.

TURMEPA, ekolojik ayak izimiz konusunda bireysel ve toplumsal değişimi hedefleyerek bir interaktif seminer düzenlemektedir. Özel sektörde ve üniversitelerde verilmekte olan ekolojik ayak izi semineri ile çevre sorunlara yönelik tutum ve davranışları dönüştürmek, farkındalık düzeyini artırmak hedeflenmektedir.

Seminer, aşağıdaki başlıklardan oluşmaktadır:

MAVİ YEŞİL DÖNÜŞÜM - MAVİ BİR GELECEK, YEŞİL BİR TÜRKYE İÇİN!

1- “Tüketirken tükeniyoruz!”

2- “Yenilenemiyoruz – Bencilliğimize yeniliyoruz!”
       Sınırlı doğal kaynaklarımızı hoyratça tüketiyoruz.

3- “Geleceğimizden çalıyoruz”
     2018 yılı kaynak stokumuz 1 Ağustos tarihinde bitti.

4- Ekolojik Ayak İzimiz

A – Karbon Ayak İzimiz

B – Su Ayak İzimiz

5 – Değişimi – Dönüşümü başlatalım!